Ne zaman. Çoğunlukla çocuklar için — Peygamber'in torunlarına okunduğu nakledilmiştir — ve hâlâ ebeveynlerin yatma vaktinde ya da çocuk çokça övüldüğünde başvurduğu duadır. Yetişkinler kendileri için de okur. Bağlı olduğu belirli bir vakit yoktur.
Kelimeler. "Kelimâtillâhi't-tâmme": Allah'ın eksiksiz, gedik bırakmayan kelimeleri. "Hâmme", zehirli sürüngen demektir; açıkta avlanan değil, evde rastlanan türden. "Aynin lâmme" ise toplamak, dokunmak ve isabet ettirmek anlamındaki "lemm" kökünden gelir; yani yalnızca "kötü göz" değil, zararı devşirip yaklaştıran bir bakış. Tarif, bakan kişiyi değil, bakışın yaptığı şeyi anlatır; duanın bir düşman adlandırmak yerine sığınma dili kurmasının sebebi budur.
Üç tür zarar, sırayla. Görünmeyen ve akıllı olan, görünen ve akılsız olan, bir de insan bakışı. Sıra, kendisine karşı tetikte olunamayacak olandan, olunabilecek olana, oradan da karşınızda duran ve çoğu zaman hiç kötülük istemeyen birinden gelene doğru ilerler. Üçü tek cümlede toplanır; çünkü cümlenin derdi kaynağı tespit etmek değildir.
Neyi meşrulaştırmaz. Burada komşuya şüpheyle bakmayı ya da her talihsizliği bir suçlama gibi okumayı destekleyen hiçbir şey yoktur. Sözler yüzü insandan tamamen çevirip Allah'ın kelâmına döndürür. Yanı sıra, beğenirken "mâşâallah" ve "bârekellah" demenin sıradan nezaketi, vesilenin yarısını ortadan kaldırır.
Sık karıştırılan. Yolcunun konaklarken okuduğu duada "et-tâmmât" çoğul gelir ve "yarattıklarının şerrinden" diye biter. O, daha kısa ve ayrı bir duadır.