Anlam
Emin, sağlam; asil sahabi
السالم المعافى؛ الصحابي الجليل
سلمان
Emin, sağlam; asil sahabi
السالم المعافى؛ الصحابي الجليل
Kök: س-ل-م (s-l-m), "sağlam, eksiksiz, kusursuz olmak". Selmân, fa'lân veznindedir; sahibini bütünüyle kaplayan bir hâli anlatır: tastamam esen, sapasağlam. Kökün asıl fikri yalnızca tehlikenin yokluğu değil, hiçbir şeyin kırık ve eksik olmamasından doğan bütünlüktür.
Aynı kökten: selâm (barış ve selamlaşma), islâm, müslim, sâlim, selîm — Kur'an'ın kalb-i selîm'i, o gün fayda verecek tek şey diye anılan sağlam kalp (Şuarâ 26:89) —, Süleyman, Selim, Selmâ ve Allah'ın güzel isimlerinden es-Selâm.
Taşıyanı: Selmân-ı Fârisî, İranlı sahâbî. Geleceği kendisine bildirilen dini aramak için memleketinden çıktı; birkaç hocanın elinden geçti, yolda köle olarak satıldı ve Medine'ye vardığında Peygamber ﷺ'i orada buldu. Hendek kuşatmasında şehrin çevresine hendek kazılmasını teklif eden odur; Arapların bilmediği bir İran taktiğiydi. Peygamber ﷺ onun için "ehl-i beyttendir" demiştir.
Yazımlar: Selman, Salman, Salmane, سلمان.
Telaffuz: sel-MÂN; vurgu uzun ikinci hecede.
Müennesi: Selmâ, Selime; Selvâ ise ayrı bir köktendir.
Analitik ve kişiselleştirilmiş reklamlar için çerez kullanıyoruz. Siz seçim yapmadan hiçbir şey saklanmaz; seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz. Gizlilik Politikası