Anlam
Yüce, yüksek
السامي الرفيع
سامي
Yüce, yüksek
السامي الرفيع
Kök: س-م-و (s-m-v), "yükselmek, yüce olmak". Sami, ism-i fâil biçimidir: yüksek, yüce, ulu. Buradaki yükseklik bir şeye kıyasla ölçülen değil, kendinde bir niteliktir; dağ için de kullanılır, insanın duruşu ve himmeti için de.
Aynı kökten: semâ (gök, üstte olan), sümuv (yücelik, şan yüksekliği), esmâ (daha yüce), sâmiye (dişil biçim) ve Esma, Sümeyye, Samiye adları. İsim sözcüğü de buraya bağlanır, ama nahivciler ayrılır: Basralılar onu س-م-و kökünden sayar, çünkü ad adlandırılanı yükseltip belirgin kılar; Kufeliler ise "işaret koymak" anlamındaki و-س-م kökünden getirir. İki uyarı gerekir: "Sami ırklar" ifadesindeki Sâmî başka bir kelimedir, Nuh'un oğlu Sam'ın adından gelir ve yalnızca yazılışça aynıdır. Semî (her şeyi işiten) ise س-م-ع kökündendir, bu kökle ilgisi yoktur.
Yazılışları: Sami (Türkçe), Sami veya Samy (İngilizce), Sami (Endonezce ve Urduca), Sami ya da Samy (Fransızca ve Mağrip), سامي.
Söyleniş: SÂ-mî, iki hece, ikisi de Arapçada uzun, vurgu ilkinde. Türkçede genellikle kısa söylenir, ama aslına uygun okunuşta her iki ünlü de uzatılır.
Kadın karşılığı: Samiye, yaygın kullanılır.
Analitik ve kişiselleştirilmiş reklamlar için çerez kullanıyoruz. Siz seçim yapmadan hiçbir şey saklanmaz; seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz. Gizlilik Politikası