Anlam
Güçlü, sağlam; ünlü sahabi
القوي الثابت؛ صحابي جليل
زبير
Güçlü, sağlam; ünlü sahabi
القوي الثابت؛ صحابي جليل
Kök: ز-ب-ر (z-b-r). Zübeyr, zebr sözcüğünün fu'ayl kalıbındaki küçültme biçimidir. Arapçada küçültme çoğu zaman aşağılamak için değil sevgi göstermek içindir; dolayısıyla ad sağlam, güçlü olan anlamını sevecen bir tonla taşır. Zebr aslında sertlik ve sağlamlık demektir; sözlükçüler kuyunun çökmemesi için taşla örülmesini de bu fiille anlatır.
Aynı kökten: zübür (demir parçaları, külçeler — Kehf 18:96'da "bana demir kütleleri getirin" denirken bu sözcük geçer), zebur (yazılmış metin; Davud'a verilen Zebur da budur, Nisâ 4:163 ve Enbiyâ 21:105'te anılır), zübür (kitaplar, çoğul), zebera (yazmak; ayrıca kuyuyu taşla örmek). Adın "zeki" diye açıklanması sonradan yaygınlaşmış bir yorumdur; eski sözlükler önce sağlamlık ve yazı anlamlarını verir.
Adı taşıyanlar: Zübeyr b. Avvâm, Kureyşli sahabi. İslam'a ilk girenlerdendir; annesi Safiyye bint Abdülmuttalib olduğu için Peygamber'in (s.a.v.) halaoğludur. Esma bint Ebî Bekir'in eşidir ve cennetle müjdelenen on kişi arasında sayılır.
Yazılışları: Zübeyr (Türkçe), Zubair veya Zubayr (İngilizce), Zubair (Endonezce ve Urduca), Zoubeir (Fransızca ve Mağrip), زبير.
Söyleniş: Zü-BEYR, vurgu ikinci hecede. Arapçada "ey" gerçek bir ikili ünlüdür, uzun "î" değil; Türkçe yazım bu bakımdan aslına yakındır.
Kadın karşılığı: Yaygın bir karşılığı yoktur.
Analitik ve kişiselleştirilmiş reklamlar için çerez kullanıyoruz. Siz seçim yapmadan hiçbir şey saklanmaz; seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz. Gizlilik Politikası