Ne zaman. Eşikte, eve adım atarken. Çoğu kişi sesli söyler, ardından içeridekilere selam verir. Belirli bir vakti yoktur; günün küçük eşik anlarına aittir.
Sözcükler. Velecnâ ve harecnâ — "girdik", "çıktık" — ikisi de çoğul ve ikisi de geçmiş zamanda. Yani tek başına giren bir insan bile bir hanenin diliyle konuşur. İki yarı bilerek simetriktir: girişin duası çıkışı da içine almıştır. Bismillâhi devredilmez, tekrar edilir; Arapçada bu, ikinci cümlenin kendi ayakları üzerinde durmasını sağlar. Son cümlede alâ Rabbinâ, fiilden önce gelir. Arapçada sona ait olanın öne alınması anlamı daraltır: yalnızca "Rabbimize güveniriz" değil, "güvendiğimiz O'dur, başkası değil".
Neden kapı eşiği. Ev, insanın rol yapmayı bıraktığı yerdir; teyakkuz tam orada düşer. Dua, Allah'ın adını tam o noktaya iliştirir ve bunu tek nefeste iki yön için birden yapar — dönüş, gidişle aynı cümlede istenmiştir.
Ev halkı. Eve girerken selam vermek ayrı ve bilinen bir edeptir; ikisi doğal biçimde yan yana durur: kapıda Allah'ın adı, ardından içeridekilere selam.
Sık karıştırılan. Bu, evden çıkarken okunan dua değildir; o, tevekkülle başlar ve yanlış adımdan korunmayı ister. İkisi ayrı metinlerdir ve biri diğerinin yerini tutmaz.