Ne zaman. Sıradan bir sabah giyinirken. Yalnız yeni ya da güzel giysiye mahsus değildir; yeni alınan bir giysi için ayrı ve daha uzun bir dua vardır, bu ise yüz kere giydiğiniz gömlek içindir.
Sözcükler. Kesânî fiili k-s-v kökünden gelir; "üstüne bir şey geçirmek" anlamındaki nötr fiil değildir. Örtmek, birine giydirmek demektir ve fiilin öznesi Allah'tır — cümle, giyinmenin insanın kendi kendine yaptığı bir iş olmasına izin vermez. Sevb ise bilinçli olarak belirsiz bırakılmış, sade bir "giysi" kelimesidir. Ardından razakanîhi gelir: günlük rızkın kelimesi kumaşa uygulanır. Giysi mülk defterine değil, rızık defterine yazılır.
Yükü taşıyan cümle. Min gayri havlin minnî ve lâ kuvveh — "benden bir güç ve kudret olmaksızın". Bu, süs olsun diye eklenmiş bir tevazu değildir. Giyinen hemen herkes o giysiyi kendi kazandığı parayla almıştır; cümle tam bu düşüncenin önüne geçer.
Bir alışkanlığa yaptığı şey. Giyinmek sabahın en otomatik eylemidir; kimse üzerinde durmaz. Ona bir cümle iliştirmek zaten meselenin kendisidir: fark edilmeyen bir hareket, günün ilk teşekkürüne dönüşür.
Karşılığı. Soyunurken Allah'ın adını anmanın kendi kısa şekli, yeni giysi için de ayrı bir hamd metni vardır. Başlamak için bunu bilmek yeter; diğerleri sonra öğrenilir.