Ne zaman. Gün boyunca, aralarda: yürürken, beklerken, işler arasında. Dört kelimedir; belirli bir hal ya da vakit gerektirmez.
Sözcükler. İki fiil vardır ve genellikle üzerinden atlanan ikincisidir. Estağfirullâh — Allah'tan bağışlanma dilerim — istektir. Ve etûbü ileyh — ve O'na dönerim — ise başka bir eylemdir. Tevbe, "dönmek" anlamındaki t-v-b kökündendir; fiil bir özür değil, bir şeye doğru geri hareketi anlatır. Bağışlanma istemek ile fiilen geri dönmek iki ayrı şeydir ve formül, insanın ikincisini söylemeden birincisini söylemesine izin vermez.
İleyh, "O'na" edatı yönü açıkça belirtir. Dilde tevbe yalnızca bir şeyi geride bırakmak değildir; bir yere gitmektir.
Bu kimin ameli. Asıl çarpıcı nokta burada. Bunu en çok tekrarlayan kişi, tevbe edecek en az şeyi olandı ve günde defalarca söylediği nakledilir. İnsan bundan ne çıkarırsa çıkarsın, çıkaracağı sonuç "istiğfar günah kadar olur" olamaz.
Sayılar hakkında. En bilinen iki rivayet farklı sayılar verir. Buhârî'de (6307) günde yetmiş defadan fazla Allah'tan bağışlanma dilediğini ve O'na tövbe ettiğini, Müslim'de (2702) ise günde yüz kez Allah'a tövbe ettiğini söyler. Bu farklılık haberlerin kendisindedir. Yüz kez tekrarlamak yaygın bir uygulamadır ve sayı, bir şeyin kilidini açan eşik değil, alışkanlık kurmaya yarayan bir ölçüdür.
Sık karıştırılan. Bu kısa formül, Seyyidü'l-İstiğfar değildir; o çok daha uzundur ve sabah-akşam zikirlerine aittir. Bunun ise hiç sabit vakti yoktur; birikmesinin sebebi de tam olarak budur.