Ne zaman. İstiğfar edilen her an; bu pasaj özellikle sıkıntısı maddi olanların hatırladığı yerdir — işte kapanmış bir kapı, çözülmeyen bir borç, ürün vermeyen bir toprak.
Sözcükler. Bu bir Kur'an pasajıdır — Nûh 71:10-12 — ve Nûh'un kavmine hitabıdır. Gaffâr, bağışlama kelimesinin abartı kalıbıdır: bir kez bağışlayan değil, bolca ve tekrar tekrar bağışlayan. Kalıbın kendisi, daha önce isteyip bırakmış kişinin itirazına cevap verir.
Midrârâ, sütün akması anlamındaki derr'den gelir; yağmur, ölçüyle verilen değil, sürekli ve cömertçe akan süt diliyle anlatılır. Ardından yümdidküm gelir; medd, yani uzatma kökünden: rızık, bir defada teslim edilen değil, uzatılıp sürdürülen bir şey olarak tarif edilir.
Yapısı. Nenin istendiğine ve neyin vaat edildiğine dikkat edin. Emredilen şey bağışlanma dilemektir — tamamen kul ile Allah arasında bir iş. Ardından gelen ise yağmur, mal, evlat; sonraki ayetlerde bahçeler ve ırmaklar. Pasaj, içe ait bir ameli dışa ait bir rızka bağlar ve mekanizmayı açıklamaz.
Nasıl okunur. Pek çok müfessir bu bağı zahiri üzere alır ve istiğfarı dünyevi sıkıntılarda bir ferahlama sebebi sayar. Ayetin yapmadığı şey ise şart koymaktır: ne zaman, ne kadar ya da filan kişinin filan sıkıntısının ne vakit kalkacağı söylenmez.
Uygulamada. İnsanların tekrarladığı asıl söz, istiğfarın kısa formülüdür; bu pasaj ise çoğunun buna başlama sebebidir.