Ne zaman. Bir meclisin sonunda, kalkmadan önce. Her tür oturum: bir toplantı, dostlarla uzayan bir sofra, arabada bir yolculuk, saatlerdir süren bir grup sohbeti. Dağılırken bir kez, alçak sesle söylenir.
Kelimeler. Tek cümlede dört hareket ve her biri ayrı bir fiil. Sübhâneke: Allah'ı her kusurdan tenzih. Ve bi-hamdik: ve Sana hamd ile — bağlaçla eklenmiştir ki tenzihle övgü birlikte gelsin. Eşhedü en lâ ilâhe illâ ent: bir şehadet; görüş bildirenin değil, gördüğünü aktaran şahidin fiili. Estağfiruke ve etûbü ileyk: önce örtülmesini istemek, sonra tevbe, ki kökü 'dönmek'tir; af istenir ve ardından bir yön adlandırılır.
Meclisin buna neden ihtiyacı var. Keffâret, örtmek anlamındaki kökten gelir. Sohbet dili gevşetir: abartı, birinin sırtından yapılan şaka, anılmaması gereken bir isim. Bunların çoğu akşama hatırlanmaz; duanın çözdüğü sorun tam da budur — döküm yapılmadan, geçen her ne ise onun üzerine söylenir.
Yalnız kötü meclislerden sonra değil. Bir dersten, iyi bir sohbetten, bir zikir meclisinden sonra da söylenir. Yalnızca kendini kusurlu hissettiğinde söyleyen kişi onu bir alarma çevirmiştir; oysa pratikte kapının kapatılması gibi söylenen bir kapanış cümlesidir.
Uzunluk notu. Kasten kısadır. Meclis, insanlar ayağa kalkınca biter; bundan uzun bir şey o âna yetişemezdi.