Ne zaman. Sabah, sabah namazının ardından — ve her vakit için değil, özellikle bu saat için nakledilmiştir. Yerleştirildiği nokta anlamın kendisidir: günün ilmi, kazancı ve ameli daha gerçekleşmeden istenir; sonradan yapılan bir muhasebe değildir.
Kelimeler. Üç istek var ve her ismin bir sıfatı var. 'İlim' değil, ilmen nâfia: fayda veren ilim — sıfat, ilmin insanda hiçbir şey yapmadan durabileceğini, hatta zarar verebileceğini kabul eder. 'Rızık' değil, rızkan tayyiba: tayyib hem helâl hem temiz demektir; kaynağı da kendisi de arı. 'Amel' değil, amelen mütekabbelâ: kabul edilmiş amel. Bu sonuncusu edilgendir; kul işi yapar, kabul onun elinde değildir. Dua baştan sona, bir şeyi yapmakla o şeyin sayılması arasındaki boşluk üzerine kuruludur.
Bu sıra neden. Önce ilim, çünkü kazancı yönlendirir; sonra rızık, çünkü ameli ayakta tutar; en sonda amel, çünkü kalan odur. Üçü de bir öncekine bağlıdır.
Tayyib kelimesi. Türkçe 'iyi' onu düzleştirir. Aynı kök, temizlikte kullanılan temiz toprağı da, Allah'a yükselen güzel sözü de niteler. Tayyib rızık istemek, paranın miktarını değil, geliş yolunu sormaktır.
Bir not. Burada ne okunacak bir ders ne tutulacak bir meslek belirtilir. Bu, insanın zaten yaptığı işin niteliğine dair bir duadır; öğrenciye de tüccara da anne babaya da hiç değişmeden uyar.