Anlam
Umut, emel
الأمل والرجاء
أمل
Umut, emel
الأمل والرجاء
Kök: أ-م-ل (e-m-l), "ummak, bir şeyi beklemek". Emel, bu kökün yalın mastarıdır: umut, ümit — yalnızca umma eylemi değil, insanın gönlünde tuttuğu o beklentinin kendisi. Türkçede "emel" sözcüğü zaten yerleşiktir. Karıştırılmaması gereken bir nokta var: ع-م-ل kökü "amel", yani iş ve davranış demektir; Latin harfleriyle benzer görünen bu iki sözcük Arapçada tamamen ayrıdır.
Aynı kökten: âmâl (emeller, çoğulu), teemmül (ağır ağır düşünme, derin derin bakma — Türkçede de kullanılır), me'mûl (umulan, beklenen), mü'emmel (beklenen, umut bağlanan). Kur'an'da doğrudan geçer: Kehf 18:46'da kalıcı iyi işlerin sevapça ve emel bakımından daha hayırlı olduğu söylenir; Hicr 15:3'te ise insanların yiyip eğlenmesi ve emelin onları oyalaması anlatılır. Aynı kelime bir yerde üstüne bina edilen, bir yerde oyalayan olarak geçer.
Yazılışları: Emel (Türkçe), Amal (İngilizce), Amal (Endonezce ve Urduca), Amal veya Amel (Fransızca ve Mağrip), أمل.
Söyleniş: E-mel, vurgu ilk hecede. Arapça aslında baştaki hemze kısa bir gırtlak kesmesiyle söylenir; Türkçede bu ses düşmüştür ve ad doğrudan "Emel" diye okunur. Her iki ünlü de kısadır.
Erkek karşılığı: Arap ülkelerinde erkeklere de verilebilir; ayrı bir erkek biçimi yoktur.
Analitik ve kişiselleştirilmiş reklamlar için çerez kullanıyoruz. Siz seçim yapmadan hiçbir şey saklanmaz; seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz. Gizlilik Politikası