Anlam
Yüce, ulvi; Hz. Ebubekir'in kızı
الرفيعة السامية؛ ابنة أبي بكر
أسماء
Yüce, ulvi; Hz. Ebubekir'in kızı
الرفيعة السامية؛ ابنة أبي بكر
Kök: س-م-و (s-m-v), "yükselmek, yüce olmak". Esmâ kelimesini dilciler iki türlü okur ve ikisi de eskidir. Yaygın olanı, isim kelimesinin çoğulu sayılmasıdır: isimler. Diğeri ise semâ kökünden gelen esmâ ismi tafdilinin dişil biçimi kabul eder: daha yüce, daha yüksek. İki okuyuş aslında buluşur; çünkü Basra dilcileri "isim" sözcüğünü de bu kökten türetmiştir — ad, adı konanı bilinmezlikten yukarı çıkarır. Kûfe dilcileri ise "isim"i و-س-م yani "işaretlemek" köküne bağlamıştır; bu ihtilaf hiç kapanmadı.
Aynı kökten: semâ (gök), sümuvv (yücelik), semiyy (adaş, mertebe sahibi), isim, tesmiye (ad koyma) ve Sami, Samiye, Sümeyye gibi adlar.
Kim taşıdı: Esmâ binti Ebû Bekir, Hz. Aişe'nin baba bir ablası ve Abdullah bin Zübeyr'in annesi. Hicret sırasında Peygamber ﷺ ile babasına azık taşıdığı, kuşağını ikiye yırtıp azığı onunla bağladığı için "iki kuşak sahibi" anlamında Zâtü'n-nitâkayn diye anılır. Uzun bir ömür sürmüştür.
Yazılışları: Esma, Esmâ (Türkçe), Asma, Asmaa (İngilizce), Asma (Endonezce, Urduca), Asmaa (Fransızca/Mağrip), أسماء.
Söylenişi: ES-mâ; vurgu ilk hecede, son hece uzun okunur.
Erkek karşılığı: Sami; "Esmâ" biçimi erkek adı olarak kullanılmaz.
Analitik ve kişiselleştirilmiş reklamlar için çerez kullanıyoruz. Siz seçim yapmadan hiçbir şey saklanmaz; seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz. Gizlilik Politikası