Anlam
Cennetteki nehir, bolluk
نهر في الجنة؛ الخير الكثير
كوثر
Cennetteki nehir, bolluk
نهر في الجنة؛ الخير الكثير
Kök: ك-ث-ر (k-s-r), "çok olmak, bollaşmak". Kevser, fev'al vezninde mübalağa kalıbıdır: yalnızca çok değil, sayıya sığmayan bolluk — fazlalığı taşıyan şey vezni̇n kendisidir.
Aynı kökten: kesîr (çok), kesret (bolluk), ekser (daha çok, en çok), tekâsür (çoğaltmada yarışmak; yüz ikinci sûrenin adı), Kesîr.
Kur'an'da: Kur'an'ın en kısa sûresi olan yüz sekizinci sûre, "Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik" (Kevser 108:1) diye açılır. Müfessirler yan yana duran iki okuma nakleder: Peygamber ﷺ'e her yönden verilen çok hayır, ve kendisine gösterilen cennetteki bir ırmak. İkisi de eskidir ve biri öbürünü geçersiz kılmaz.
Sûrenin isimle ilgisi. Sûre, Peygamber ﷺ'in soyu kesik, arkası olmayan biri olduğu iması üzerine nazil oldu. Cevap tartışmaz; bolluğu verir ve ithamı sahibine geri çevirir. İsim bu bağlamı taşır; teselli adı olarak verilmesinin sebebi budur.
Yazımlar: Kevser, Kawthar, Kausar, Kautsar, كوثر.
Telaffuz: KEV-ser; Arapçasında s değil peltek se sesidir.
Analitik ve kişiselleştirilmiş reklamlar için çerez kullanıyoruz. Siz seçim yapmadan hiçbir şey saklanmaz; seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz. Gizlilik Politikası