Anlam
Şifa, iyileşme
الشفاء والبرء
شفاء
Şifa, iyileşme
الشفاء والبرء
Kök: ش-ف-ي (ş-f-y), "iyileşmek, şifa bulmak". Şifa, bu kökün mastarıdır: iyileşmenin kendisi — ona ulaştıran ilaç değil, hastalığın sona ermesi. Bu ayrım adın anlamı için önemlidir: şifa araç değil, sonuçtur. Sözcük Türkçede zaten yerleşiktir.
Aynı kökten: şefâ ve yeşfî (iyileştirmek), şâfî (şifa veren; dua ve niyazda Allah için kullanılır), müstesfâ (hastane, kelime anlamıyla şifanın arandığı yer), istişfa (şifa arama), teşeffî. Kelime Kur'an'da birçok yerde geçer: Nahl 16:69'da baldan söz edilirken içinde insanlar için şifa bulunduğu bildirilir; Yunus 10:57'de vahiy, gönüllerdekine şifa diye anılır; Şuarâ 26:80'de İbrahim, "hastalandığımda bana şifa veren O'dur" der.
Adı taşıyanlar: Şifa bint Abdullah, Kureyşli bir sahabi kadın. Mekke'de okuma yazma bilen az sayıdaki kadından biri olarak anılır; Medine'de bu beceriyi başkalarına da öğretmiştir.
Yazılışları: Şifa (Türkçe), Shifa veya Shifaa (İngilizce), Syifa (Endonezce), Shifa (Urduca), Chifa (Fransızca ve Mağrip), شفاء.
Söyleniş: Şi-FÂ, vurgu ikinci hecede. Arapça aslında sonda bir hemze vardır: son ünlü sürüklenmeden, kısa bir gırtlak kapanışıyla kesilir. Türkçede bu ses düşer.
Erkek karşılığı: Yaygın bir karşılığı yoktur.
Analitik ve kişiselleştirilmiş reklamlar için çerez kullanıyoruz. Siz seçim yapmadan hiçbir şey saklanmaz; seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz. Gizlilik Politikası